Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Folklor
Back ] Home ] Next ]

 

Tarih
Coğrafya
Sosyal Yapı
Nüfus
Perşembe Yaylası
Kültür
Resimler
Eğitim ve Öğretim
Sağlık Hizmetleri
Ulaşım Durumu
Ekonomik Durum
Linkler
İbrahim ESEN
İdarî Yapı
Ünlü Sîmalar
Folklor
Kütüphanemiz
Kasabalarımız
Mahallelerimiz
Köylerimiz
Reklâmlar

ATASÖZLERİ VE HALK DEYİMLERİ

 

            Atasözleri, kimin tarafından söylendiği belli olmayan fakat anlamı geniş,öğüt verici ve aynı zamanda düşündürücü özellikler taşıyan kalıplaşmış özlü sözlerdir. İlçemizde Yaygın olarak Kullanılanlardan Bazıları:

Çam kadı, pelit müftü.

Su uyur,düşman uyumaz.

Kızını dövmeyen,dizini döver.

Atın Tepmeyeni,itin kapmayanı olmaz.

İt ite,it Kuyruğuna buyurur.

İtin ayağını taştan esirgeme.

Ekmek elden,su gölden.

Korkarım Abrul beşinden,öküzü ayırır eşinden.

Karagöl'den kar mı bağışlıyorsun ?

Tırnağın varsa,başını kaşı.

Dağ deyip dangırdama ,dağında kulağı vardır.

Sen Tilki isen,ben kuyruğuyum.

Kapını iyi kilitle,Komşunu hırsız tutma.

Dilencinin Kapısı tek olsa açlıktan ölür.

Sütten ağzı yanan,ayranı üfleyerek içer.

Kelin ilacı olsaydı,başına sürerdi.

Kenarına bak,bezini anasına bak kızını al.

Köy danasından öküz olmaz.

İnsanın yere bakanından,suyun yavaş yavaş akanından kork.

Yumuşak atın tepmesi sert olur.

Dinsizin hakkından imansız gelir.

 

Dereyi görmeden paçayı sıvama.

Besle kargayı oysun gözünü.

 

HALK DEYİMLERİ

Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

Aba Altından sopa gösteriyor.

Senin için Hanut’ta bayram Alpoğuz ’da düğün.

Durduğu yerde kayış bırakır.

Yiğidin alnı yere gelmez.

Karacalı Papazı gibi gezme.

Hasım hasıma gülüm balım demez.

Akılsız köpeğe yol kocatır.

Kılavuzu karga olanın konacağı yer kazık tepesidir.

Altın Kapı Ağaç kapıya muhtaçtır.

 1)TARIMDA KULLANILAN KELİME VE TERİMLER

 

A)FINDIK :Aşağıda fındığın topraktan ambara kadar olan seyri verilmiştir.

Fındık bahçesi: Fındık ocaklarının dikildiği alan.

Fide (Fidan) : Oluşacak fındık ağacının her dalının ilk hali

OCAK :Ölçülü bir şekilde toprağa dikilmiş fidanların meydana getirdiği topluluk

ÇOTANAK / POTAK : Daldaki fındık ürününün bir uçtaki birden fazla tanenin oluşturduğu topluluk

GORUK: Ayıklanan delik fındık

TEKLEME:Ayıklanmış tanelerin içinde kalmış kapçuklu fındık

KÖÇEK: Fındık daldan toplanırken bele takılan uzunluğuna örülmüş sepet

TIRMIK: Fındık dövmeye ve karıştırmaya yarayan ağaçtan yapılmış alet

GÖZE: Eskiden kullanılmış bir tür elek.

BIÇKI: Bahçıvanın fındık kesiminde kullandığı ağzı testere şeklinde kesici alet

IŞKIN /ÇİL : Ocak içerisinde kendiliğinden biten fide.

 

B)MISIR:

HERGETME: Toprağı dinlendirmek ve tarlada büyüyen otları yok etmeye yönelik çalışma işi

HAMOT/ ESKİOT: Ekilen mısırın içinde büyüyen yabani otları yok etme

İKİLEME: Hamotundan sonra mısırı seyretmeye yönelik kazma işi.

SAP :Mısırın toprağa yakın odunsu kısmı.

ALAF: Mısırın koçanı alındıktan  sonraki hali Hayvanlara yem amacıyla verilir.

DESTE: Mısır saplarını elle demet haline getirilmiş şekli.

ÇUĞUL: Destelerden oluşturulan yığın.

TÖMENTÜ: Çuğulun biraz daha büyüğü olan yığın.

HÖBEK: Koçana alınmış mısırların bir araya getirilerek yığıldığı tömentiden daha büyük yığın

KÖREK: Alafın işe yaramayan ağacımsı kısmı.

KELLE: Mısır koçanı

 

C)PATATES/KARTUBU/ GOSTİL/

EMEN: Tohumluk olarak seçilmiş patatesleri dikmek için  eşilmiş küçük hendekler

KARIH: Tohumluk patatesi dikmek için sabanla eşilmiş çizgiler.

 

2 HAYVANCILIKTA KULLANILAN TERİMLER:

CAMIŞ: Kömüş (Manda)

BALAH: / MALAH) Manda yavrusu

YAL:  Sulu hayvan yiyeceği

KEMRE: /AHBUN: Hayvan dışkısı

ŞIRA: Ahırdan çıkan sulu pislik

TAM:  Ahır

MERTEK: Döşeme altlarındaki ağaçlar

KELEK: Zilin büyüğü Çanda denilmektedir.

 

ALATURKA (KÖYLÜ HESABI ) TAKVİM

 

            Miladi takvime göre 13 gün geç başlar. Ayın dünya etrafındaki bir turunu 350 günde tamamlamasından ileri gelen Hicrî takvime göre ayarlanır. Martın biri yılbaşı olarak kabul edilir

 

ALATURKA

MİLADî

ZEMHERİ

OCAK 14

GÜCÜK

ŞUBAT 14

MART

MART  14

ABRUL

NİSAN 14

MAYIS

MAYIS 14

KİRAZ AYI

HAZİRAN 14

ORAK AYI

TEMMUZ 14

AĞUSTOS

AĞUSTOS 14

İLKGÜZ

EYLÜL 14

ORTAGÜZ

EKİM 14

SONGÜZ

KASIM 14

KARAKIŞ  

ARALIK 14

 

 

MANİLER

Dalda ceylan gezer mi

Taşı toprağı ezer mi

şu cansız hayale

Garip Adem’im benzer mi

 

Demir sürdüm ocağa

Kızsın da döveceğim

Kız seni alamazsam

Bu yerden gideceğim.

 

Koyun kuzu meleşiyor

Herkes gülüp oynaşıyor

Benim derdim ne kara imiş

Dilden dile dolaşıyor

 

Gömleğim kir ettim

Oturdum fikir ettim

Yar aklıma düştükçe

Allah’a şükrettim.

 

Karşıda herg otlanır

Bu derde kim katlanır

İkimizin aşkına

Havalar bulutlanır

 

Dağda harman olur mu

Aşka ferman olur mu

Yana yana kül oldum

Küle derman olur mu?

 

Şu dere hızlı akar

Aşıklar güller takar

Boşuna kıskanmayın

Yarim yoluma  bakar

 

Mani benim ezberim

Kar ağlıyor gözlerim

Sana çok söz söyledim

Yalan oldu sözlerim

 

Maniye moloz derler

Güzele kiraz derler

Her kime derdim yansam

Bu dert sana az derler

 

Karşıdan gelenlere

Göz koydum fenerlere

Anam beni vermiyor

Askerden gelenlere

 

 

Bu yıl fındık çok oldu

Yılındandır yılından

Kızlar çorap örer

Saçlarının kılından

 

Mendilim yele karşı

Gözyaşım sele karşı

Ağlarım için için

Gülerim ele karşı

 

Kiraz ayının on beşi

Yaktı beni güneşi

Bu yalancı dünyada

Yoktur yarimin eşi

 

Eşek dayandı ata kat.

At dayandı arpa dayat

Katır dayandı kaldır at.

 

Eşek :” Yüküm bir kilo, sahibim bin kilo “ demiş.

 

DUALAR

 

Allah tuttuğunu altın etsin.

Allah ıslah etsin

Allah mekanını Cennet etsin.

Allah nur gölünde yatırsın.

Bir güneş önünde, bir güneş arkadan sarsın.

Bir elin yağda bir elin balda olsun.

Duvağında gir, kefeninle çık.

Allah bir yastıkta kocatsın.

Geçmişlerin önünde dursun.

Su verenlerin çok olsun.

Tek yat, çift kalk.

Kovayı koydum suya

Uy dolmadı dolmadı

Nedeyim Allah’ım

Yıldızımız uymadı

 

Boş yayık gümbürder mi

Garip başım güler mi

Anasından gülmeyen

El oğlunda güler mi

 

Pancarı haşladım

Sarmaya başladım

Memleketimi görünce

Ağlamaya başladım

 

Yaza yaza yaz geldi

Derelere kaz geldi

Daha çok yazacaktım

Mürekkebe zam geldi.

 

Halı başında kaldım

İnce fikre daldım

Kapılar açıldıkça

Yar geliyor sandım

 

Boztepe iki yoldur

Biri sağ biri soldur

İki başın arası

Cennet’e giden yoldur.

 

Fındık fıstık olur mu

Ateş yastık olur mu

Sen orada ben burada

Böyle dostluk olur mu

 

Denizin altı derin

Muhabbet kuşu serin

Başkasını bilmem ama,

Benim sevdam pek derin

 

Peştemalı sandıkta

Ben kaldım karanlıkta

Şu kızı bana verseler

Yatarım samanlıkta.

 

Sarı çemberli gelin

Tanıdım da sordum

Ellerden utanmazsan

Seni cebime kordum.

 

DEYİŞLER:

 

Kel ölür, sırma saçlı

Kör ölür, badem gözlü

Lal ölür, şirin sözlü

İnsan ölür yelden hızlı.

 

 

BEDDUALAR

 

Adı batasıca.

Ağzına davun çıkasıca

Allah sana belürsüz bela, hekimsiz yara versin.

Bir evde yat da bin evde kokun gelsin.

Bir göğsünden emzirdiğim kan bir göğsünden

emzirdiğim irin olsun.

Baba (veba) çıksın böğründe

 

Davun ye!

Ellerin yanıbaşına yanaşsın.

Elinin körü./ Öllüğün körü.

Gidişin olsun, dönüşün olmasın.

Gözüne dizine dursun!

Ettiklerim burnundan gelsin!

İki gözün kör olsun!

Karayolun dibine git!

Karayola gidesice!

Ocağından otlar bitsin!

Allah ocağında incir bitirsin!

Ocağında küller essin!

Soyha kalasıca!

Yiğit sırtın yere gelsin!

Şeytan görsün yüzünü.

BATIL İNANÇLAR

 

YILSIRTI:Alaturka yılbaşı bu gece eli yumuk bir şekilde uyunduğu takdirde o yıl içinde ölüneceğine inanılır. Kimse kimsenin evine gitmez o gün. Biri birinin evine giderse o evde bir hayvan öleceğine inanılır.

Salı Gününün Uğursuzluğu: 

Eşikte durmanın günah sayılması.

Aya parmak uzatmanın uğursuzluğu. Parmakta dolama (sakat) çıkacağına inanılır.

İki bayram arasında nikah kıymanın uğursuzluğu.

Kargaların acı acı ötüşü (Kara haber olarak algılanır.)

Köpek uluması (Cenaze çıkacağına işarettir.)

Bazı ziyaret yerleri (Yatır) ile şifalı sulara, çabut bağlanması.

Gelin kızım olsun sacayağına oturtulur.

Gelin oğlan evine geldiğinde ayağının dibinde bardak kırılır.

Gelinler oğlan evine pencereden sokulur bağlanmasın diye.

El ayasının kaşınması nasibe yorulur.

Cam kırılması hayra yorulur.

Karaağaç dalında baykuşlar bağırına

Domuz koçak ölecek ecele çağırına.

BİLMECELER

Bilmece bildirmece

El üsütünde kaydırmaca

                          (Sabun)

 

Alaca mezar

Dünyayı  gezer

                      (Göl)

 

Etten kantar

Altın tartar

              (Kulak)

 

Metel metel

Mani metel

Dil atar

Damak tutar

                (Tuzluk)

 

Uzundur urgan gibi

Eni var yorgan gibi

Anasına bağırır

Kuzudan kurban gibi                    

                    (Tren)

 

Vara var getirdim

Karlı dağdan kar getirdim.

Hiç sağılmazmış inekten

Çalkalanmamış yağ getirdim.

                         ( Bal)

 

Dişi kazan karası

İçi peynir parçası

                               (Kestane         

 

 

Allah yapar yapısını

Kul açar kapısını

                 (Kabak)

 

Ben giderim o  gider

Peşimde tim tim eder

                    (Gölge)

 

Yer altında yağlı kayış

                        (Yılan)

 

Ağaca çıkar adam değil

Yazı yazar katip değil

Boynuzu var öküz değil

Semeri var eşek değil

                          (Salgangoz, sülük)

 

Pencerede ay doğdu

Görenler hayran oldu.

Anası beşikteyken

Kızının kızı oldu.

      (Gül)

Dağa varır yazılır

Eve gelir büzülür

                      (Kolan)

 

El eleme

Bel beleme

Şen sandıra

Kın kındıra

                    (Beşik, elek, sandık)

 

Dağa varır dak gibi

Şiş yüzü budak gibi

Eğilir su içer

Bağırır oğlak gibi

                       (El hızarı)

 

Dağdan gelir taştan gelir

Beş bıyıklı enişten gelir

                             (Töngel)

 

Dağavarır seslenir

Eve gelir yaslanır.

                               (Balta)

 

GELİN AĞLATMA  (KINA TÜRKÜLERİ)

 

Çattılar çatı taşını

Yudular kızın başını

Ağlatma kız kardaşını

 

            Şinanay da evin şen olsun

            Ben gidiyorum haberin olsun

 

Atladım geçtim eşiği

sofradan kaptım kaşığı

Büyük evin yakışığı

 

            Şinanay da evin şen olsun

            Ben gidiyorum haberin olsun

 

Maşrapayı susuz koyan

Büyük evi ısız koyan

Anasını kızsız koyan

 

            Şinanay da evin şen olsun

            Ben gidiyorum haberin olsun

Eller içinde balası

Kağıt içinde kınası

Hani ya bu kızın anası

 

            Şinanay da evin şen olsun

            Ben gidiyorum haberin olsun

 

Anamı anamı benim anamı

Anam gelmeyince yakmayın kınamı

 

Kınayı getir anam

Parmağın batır anam

Bu gece misafirim

Koynunda yatır anam

 

Ah kıymetli benim anam

Hasretine dayanamam

Eller bizi ayırıyor

Ciğerim yanıyor anam

 

Ciğerim içi yavrum

Evden göç ediyorum

Saatim gelmiş diyorum

Seni ben terk ediyorum

 

Helal eyle helal eyle

Annem sütünü helal eyle

Çekin atımı dibek taşına.

Kardeşim gelsin yanı başıma

 

Küçük kardeşim yanıbaşıma

Büyük kardeşim atın başına

 

Anam süt pişiriyor kızım içsin diye

Babam eşik bekliyor kızım çıksın diye

Şen olsun anam evin şen olsun

Üç günden sonra ev  olsun

Anam yoğurdunu ayran eylesin

Çıksın dağ başına seyran eylesin

Annemin oğlu var beni neylesin

 

Anamı anamı benim anamı

Çarşamba gecesi yakın kınamı

 

Bataklığa ev yapma o batar

Uzaklara kız verme anam o yiter gider

Anayı babayı atar da gider

 

Anamı anamı benim anamı

Çarşamba gecesi yakın kınamı

 

Ateşe koydular kız anam yufka saçını

Başıma koydular kız anam kahır tacını

Anam sen unutma benim ağır acımı

 

Şen olsun annelerin barkı şen olsun

Ben gittikten sonra evin şen olsun.

 

Çarşambaya çıktım anam

Çıram yanmadı

Etrafıma baktım anam

Kimsem kalmadı

 

Yare mektup yolladım

Mektubum varmadı

Ağlama anam ağlama

Beni yolumdan eyleme

 

Bataklığa taş atma anam

Taş batar gider

 

Uzaklara kız verme anam

O yiter gider.

Bir lokmacık ekmeğim anam

Bana yeter gider.

 

Anamı anamı benim anamı

Çarşamba gecesi yakın kınamı

 

YEMEKLERİMİZ:

 

Yemekler de kültürün bir parçasını oluşturur.Aybastı’ya özgü yapması kolay, maddî külfeti az ve lezzetli  yemekler vardır.

Pancar çorbası : Pancar temizlenerek yıkanır. İnce ince doğrandıktan sonra bir tencerede yağ eritilir. İnce ince doğranan soğanlar bu tencerede pembeleşinceye kadar kavrulur. Tencereye yeterince su koyulur. Kaynayan suya  tuz katılır. Sonra doğranmış pancar ile, önceden haşlanan fasulye ilave edilir. Bu fasulye yerine mısır yarması, bulgur, pirinç de katılabilir. Kaynayan yemek üzerine elenmiş mısır unu yavaş yavaş katılır ve karıştırılır. Yemek ocaktan indirilmeye yakın bir parça acı biber katılır. Arzuya göre içyağı bir tavada yakılarak yemeğin üzerine dökülür.

 

Mısır Çorbası: Akşamdan suya bırakılan kırma mısır ve fasulye sabahleyin haşlanır. Bir tencereye su konularak kaynatılır. Hazırlanan malzemeler kaynayan suya katılır. Piştikten sonra dinlenmeye bırakılır. Ayrı bir kapta hazırlanan  ayran pişmiş kırma mısır konularak yemek üzerine bir miktar nane konulur karıştırılarak servise hazır hale getirilir. Pişmiş kırma mısır yağlanarak da servis yapılabilir Bu takdirde ayran koymaya gerek kalmaz.

            Yemeklerden pancar sarması, pancar (kara lahana) kavurması, belocen (diken ucu) kavurması, Sakarca mıhlaması,Galdirik kavurması, ısırgan yağlaşı, mısır yağlaşı, keşkek önemli yöresel yemeklerdir.

 

            Keşkeğin yapılışı: Keşkeklik buğday akşamdan fasulye ile ayıklanır ve ıslatılır. Pişmeye hazırlanan tavuk bir tencerenin içinde buğday ve fasulye ile haşlanır. Tavuk haşlandıktan sonra kemiklerinden ayrılır. İnce ince doğranarak aynı tencereye konulur. Kısık ateşte bir miktar kızartılır. Üzerine kızdırılmış yağ koyularak  sıcak servis yapılır.

 

            Bunların dışında hamsi tavası, hamsi ızgarası, su böreği, yufka böreği  sık sık yapılır. Kabak tatlısı, aşure, un helvası  ilçemizin tatlı çeşitleri olarak zikredilebilir.     

 

ibrahimesen@hotmail.com