ATASÖZLERİ VE HALK DEYİMLERİ
Atasözleri, kimin tarafından söylendiği belli olmayan fakat anlamı
geniş,öğüt verici ve aynı zamanda düşündürücü özellikler taşıyan
kalıplaşmış özlü sözlerdir. İlçemizde Yaygın olarak Kullanılanlardan
Bazıları:
Çam kadı, pelit müftü.
Su uyur,düşman uyumaz.
Kızını dövmeyen,dizini döver.
Atın Tepmeyeni,itin kapmayanı
olmaz.
İt ite,it Kuyruğuna buyurur.
İtin ayağını taştan
esirgeme.
Ekmek elden,su gölden.
Korkarım Abrul beşinden,öküzü
ayırır eşinden.
Karagöl'den kar mı bağışlıyorsun
?
Tırnağın varsa,başını kaşı.
Dağ deyip dangırdama ,dağında
kulağı vardır.
Sen Tilki isen,ben kuyruğuyum.
Kapını iyi kilitle,Komşunu hırsız
tutma.
Dilencinin Kapısı tek olsa açlıktan
ölür.
Sütten ağzı yanan,ayranı üfleyerek
içer.
Kelin ilacı olsaydı,başına sürerdi.
Kenarına bak,bezini anasına
bak kızını al.
Köy danasından öküz olmaz.
İnsanın yere bakanından,suyun
yavaş yavaş akanından kork.
Yumuşak atın tepmesi sert
olur.
Dinsizin hakkından imansız
gelir.
Dereyi görmeden paçayı sıvama.
Besle kargayı oysun gözünü.
HALK DEYİMLERİ
Tencere yuvarlanmış kapağını
bulmuş.
Aba Altından sopa gösteriyor.
Senin için Hanut’ta bayram
Alpoğuz ’da düğün.
Durduğu yerde kayış bırakır.
Yiğidin alnı yere gelmez.
Karacalı Papazı gibi gezme.
Hasım hasıma gülüm balım
demez.
Akılsız köpeğe yol kocatır.
Kılavuzu karga olanın konacağı
yer kazık tepesidir.
Altın Kapı Ağaç kapıya
muhtaçtır.
1)TARIMDA
KULLANILAN KELİME VE TERİMLER
A)FINDIK :Aşağıda fındığın topraktan ambara kadar olan seyri
verilmiştir.
Fındık bahçesi: Fındık
ocaklarının dikildiği alan.
Fide (Fidan) : Oluşacak fındık
ağacının her dalının ilk hali
OCAK :Ölçülü bir şekilde
toprağa dikilmiş fidanların meydana getirdiği topluluk
ÇOTANAK / POTAK : Daldaki fındık
ürününün bir uçtaki birden fazla tanenin oluşturduğu topluluk
GORUK: Ayıklanan delik fındık
TEKLEME:Ayıklanmış tanelerin
içinde kalmış kapçuklu fındık
KÖÇEK: Fındık daldan toplanırken
bele takılan uzunluğuna örülmüş sepet
TIRMIK: Fındık dövmeye ve karıştırmaya
yarayan ağaçtan yapılmış alet
GÖZE: Eskiden kullanılmış
bir tür elek.
BIÇKI: Bahçıvanın fındık
kesiminde kullandığı ağzı testere şeklinde kesici alet
IŞKIN /ÇİL : Ocak içerisinde
kendiliğinden biten fide.
B)MISIR:
HERGETME: Toprağı dinlendirmek ve tarlada büyüyen
otları yok etmeye yönelik çalışma işi
HAMOT/ ESKİOT: Ekilen mısırın
içinde büyüyen yabani otları yok etme
İKİLEME: Hamotundan sonra mısırı
seyretmeye yönelik kazma işi.
SAP :Mısırın toprağa yakın
odunsu kısmı.
ALAF: Mısırın koçanı alındıktan
sonraki hali Hayvanlara yem amacıyla verilir.
DESTE: Mısır saplarını elle
demet haline getirilmiş şekli.
ÇUĞUL: Destelerden oluşturulan
yığın.
TÖMENTÜ: Çuğulun biraz daha
büyüğü olan yığın.
HÖBEK: Koçana alınmış mısırların
bir araya getirilerek yığıldığı tömentiden daha büyük yığın
KÖREK: Alafın işe yaramayan ağacımsı
kısmı.
KELLE: Mısır koçanı
C)PATATES/KARTUBU/ GOSTİL/
EMEN: Tohumluk olarak seçilmiş
patatesleri dikmek için eşilmiş
küçük hendekler
KARIH: Tohumluk patatesi dikmek
için sabanla eşilmiş çizgiler.
2 HAYVANCILIKTA KULLANILAN TERİMLER:
CAMIŞ: Kömüş (Manda)
BALAH: / MALAH) Manda yavrusu
YAL: Sulu hayvan yiyeceği
KEMRE: /AHBUN: Hayvan dışkısı
ŞIRA: Ahırdan çıkan sulu
pislik
TAM: Ahır
MERTEK: Döşeme altlarındaki ağaçlar
KELEK: Zilin büyüğü Çanda
denilmektedir.
ALATURKA (KÖYLÜ
HESABI ) TAKVİM
Miladi takvime göre 13 gün geç başlar. Ayın dünya etrafındaki bir
turunu 350 günde tamamlamasından ileri gelen Hicrî takvime göre ayarlanır.
Martın biri yılbaşı olarak kabul edilir
|
ALATURKA
|
MİLADî
|
|
ZEMHERİ
|
OCAK 14
|
|
GÜCÜK
|
ŞUBAT 14
|
|
MART
|
MART 14
|
|
ABRUL
|
NİSAN 14
|
|
MAYIS
|
MAYIS 14
|
|
KİRAZ AYI
|
HAZİRAN 14
|
|
ORAK AYI
|
TEMMUZ 14
|
|
AĞUSTOS
|
AĞUSTOS 14
|
|
İLKGÜZ
|
EYLÜL 14
|
|
ORTAGÜZ
|
EKİM 14
|
|
SONGÜZ
|
KASIM 14
|
|
KARAKIŞ
|
ARALIK 14
|
MANİLER
|
Dalda ceylan gezer mi
Taşı toprağı ezer mi
şu cansız hayale
Garip Adem’im benzer mi
Demir sürdüm ocağa
Kızsın da döveceğim
Kız seni alamazsam
Bu yerden gideceğim.
Koyun kuzu meleşiyor
Herkes gülüp oynaşıyor
Benim derdim ne kara imiş
Dilden dile dolaşıyor
Gömleğim kir ettim
Oturdum fikir ettim
Yar aklıma düştükçe
Allah’a şükrettim.
Karşıda herg otlanır
Bu derde kim katlanır
İkimizin aşkına
Havalar bulutlanır
Dağda harman olur mu
Aşka ferman olur mu
Yana yana kül oldum
Küle derman olur mu?
Şu dere hızlı akar
Aşıklar güller takar
Boşuna kıskanmayın
Yarim yoluma
bakar
Mani benim ezberim
Kar ağlıyor gözlerim
Sana çok söz söyledim
Yalan oldu sözlerim
Maniye moloz derler
Güzele kiraz derler
Her kime derdim yansam
Bu dert sana az derler
Karşıdan gelenlere
Göz koydum fenerlere
Anam beni vermiyor
Askerden gelenlere
Bu yıl fındık çok oldu
Yılındandır yılından
Kızlar çorap örer
Saçlarının kılından
Mendilim yele karşı
Gözyaşım sele karşı
Ağlarım için için
Gülerim ele karşı
Kiraz ayının on beşi
Yaktı beni güneşi
Bu yalancı dünyada
Yoktur yarimin eşi
Eşek dayandı ata kat.
At dayandı arpa dayat
Katır dayandı kaldır
at.
Eşek :” Yüküm bir
kilo, sahibim bin kilo “ demiş.
DUALAR
Allah tuttuğunu altın
etsin.
Allah ıslah etsin
Allah mekanını Cennet
etsin.
Allah nur gölünde yatırsın.
Bir güneş önünde, bir
güneş arkadan sarsın.
Bir elin yağda bir elin
balda olsun.
Duvağında gir, kefeninle
çık.
Allah bir yastıkta kocatsın.
Geçmişlerin önünde
dursun.
Su verenlerin çok olsun.
Tek yat, çift kalk.
|
Kovayı koydum suya
Uy dolmadı dolmadı
Nedeyim Allah’ım
Yıldızımız uymadı
Boş yayık gümbürder mi
Garip başım güler mi
Anasından gülmeyen
El oğlunda güler mi
Pancarı haşladım
Sarmaya başladım
Memleketimi görünce
Ağlamaya başladım
Yaza yaza yaz geldi
Derelere kaz geldi
Daha çok yazacaktım
Mürekkebe zam geldi.
Halı başında kaldım
İnce fikre daldım
Kapılar açıldıkça
Yar geliyor sandım
Boztepe iki yoldur
Biri sağ biri soldur
İki başın arası
Cennet’e giden yoldur.
Fındık fıstık olur mu
Ateş yastık olur mu
Sen orada ben burada
Böyle dostluk olur mu
Denizin altı derin
Muhabbet kuşu serin
Başkasını bilmem ama,
Benim sevdam pek derin
Peştemalı sandıkta
Ben kaldım karanlıkta
Şu kızı bana verseler
Yatarım samanlıkta.
Sarı çemberli gelin
Tanıdım da sordum
Ellerden utanmazsan
Seni cebime kordum.
DEYİŞLER:
Kel ölür, sırma saçlı
Kör ölür, badem gözlü
Lal ölür, şirin sözlü
İnsan ölür yelden hızlı.
BEDDUALAR
Adı batasıca.
Ağzına davun çıkasıca
Allah sana belürsüz
bela, hekimsiz yara versin.
Bir evde yat da bin evde
kokun gelsin.
Bir göğsünden emzirdiğim
kan bir göğsünden
emzirdiğim irin olsun.
Baba (veba) çıksın böğründe
Davun ye!
Ellerin yanıbaşına yanaşsın.
Elinin körü./ Öllüğün
körü.
Gidişin olsun, dönüşün
olmasın.
Gözüne dizine dursun!
Ettiklerim burnundan
gelsin!
İki gözün kör olsun!
Karayolun dibine git!
Karayola gidesice!
Ocağından otlar bitsin!
Allah ocağında incir
bitirsin!
Ocağında küller essin!
Soyha kalasıca!
Yiğit sırtın yere
gelsin!
Şeytan görsün yüzünü.
|
BATIL İNANÇLAR
YILSIRTI:Alaturka yılbaşı bu
gece eli yumuk bir şekilde uyunduğu takdirde o yıl içinde ölüneceğine
inanılır. Kimse kimsenin evine gitmez o gün. Biri birinin evine giderse o
evde bir hayvan öleceğine inanılır.
Salı Gününün Uğursuzluğu:
Eşikte durmanın günah sayılması.
Aya parmak uzatmanın uğursuzluğu.
Parmakta dolama (sakat) çıkacağına inanılır.
İki bayram arasında nikah kıymanın
uğursuzluğu.
Kargaların acı acı ötüşü
(Kara haber olarak algılanır.)
Köpek uluması (Cenaze çıkacağına
işarettir.)
Bazı ziyaret yerleri (Yatır)
ile şifalı sulara, çabut bağlanması.
Gelin kızım olsun sacayağına
oturtulur.
Gelin oğlan evine geldiğinde
ayağının dibinde bardak kırılır.
Gelinler oğlan evine pencereden
sokulur bağlanmasın diye.
El ayasının kaşınması
nasibe yorulur.
Cam kırılması hayra yorulur.
Karaağaç dalında baykuşlar
bağırına
Domuz koçak ölecek ecele çağırına.
BİLMECELER
|
Bilmece bildirmece
El üsütünde kaydırmaca
(Sabun)
Alaca mezar
Dünyayı
gezer
(Göl)
Etten kantar
Altın tartar
(Kulak)
Metel metel
Mani metel
Dil atar
Damak tutar
(Tuzluk)
Uzundur urgan gibi
Eni var yorgan gibi
Anasına bağırır
Kuzudan kurban gibi
(Tren)
Vara var getirdim
Karlı dağdan kar
getirdim.
Hiç sağılmazmış
inekten
Çalkalanmamış yağ
getirdim.
( Bal)
Dişi kazan karası
İçi peynir parçası
(Kestane
Allah yapar yapısını
Kul açar kapısını
(Kabak)
Ben giderim o
gider
Peşimde tim tim eder
(Gölge)
|
Yer altında yağlı kayış
(Yılan)
Ağaca çıkar adam değil
Yazı yazar katip değil
Boynuzu var öküz değil
Semeri var eşek değil
(Salgangoz, sülük)
Pencerede ay doğdu
Görenler hayran oldu.
Anası beşikteyken
Kızının kızı oldu.
(Gül)
Dağa varır yazılır
Eve gelir büzülür
(Kolan)
El eleme
Bel beleme
Şen sandıra
Kın kındıra
(Beşik, elek, sandık)
Dağa varır dak gibi
Şiş yüzü budak gibi
Eğilir su içer
Bağırır oğlak gibi
(El hızarı)
Dağdan gelir taştan
gelir
Beş bıyıklı enişten
gelir
(Töngel)
Dağavarır seslenir
Eve gelir yaslanır.
(Balta)
|
|
GELİN
AĞLATMA (KINA TÜRKÜLERİ)
Çattılar çatı taşını
Yudular kızın başını
Ağlatma kız kardaşını
Şinanay
da evin şen olsun
Ben
gidiyorum haberin olsun
Atladım geçtim eşiği
sofradan kaptım kaşığı
Büyük evin yakışığı
Şinanay
da evin şen olsun
Ben
gidiyorum haberin olsun
Maşrapayı susuz koyan
Büyük evi ısız koyan
Anasını kızsız koyan
Şinanay
da evin şen olsun
Ben
gidiyorum haberin olsun
Eller içinde balası
Kağıt içinde kınası
Hani ya bu kızın anası
Şinanay
da evin şen olsun
Ben
gidiyorum haberin olsun
Anamı anamı benim anamı
Anam gelmeyince yakmayın
kınamı
Kınayı getir anam
Parmağın batır anam
Bu gece misafirim
Koynunda yatır anam
Ah kıymetli benim anam
Hasretine dayanamam
Eller bizi ayırıyor
Ciğerim yanıyor anam
Ciğerim içi yavrum
Evden göç ediyorum
Saatim gelmiş diyorum
Seni ben terk ediyorum
Helal eyle helal eyle
Annem sütünü helal eyle
Çekin atımı dibek taşına.
Kardeşim gelsin yanı başıma
|
Küçük kardeşim yanıbaşıma
Büyük kardeşim atın başına
Anam süt pişiriyor kızım
içsin diye
Babam eşik bekliyor kızım
çıksın diye
Şen olsun anam evin şen
olsun
Üç günden sonra ev
olsun
Anam yoğurdunu ayran
eylesin
Çıksın dağ başına
seyran eylesin
Annemin oğlu var beni
neylesin
Anamı anamı benim anamı
Çarşamba gecesi yakın kınamı
Bataklığa ev yapma o
batar
Uzaklara kız verme anam o
yiter gider
Anayı babayı atar da
gider
Anamı anamı benim anamı
Çarşamba gecesi yakın kınamı
Ateşe koydular kız anam
yufka saçını
Başıma koydular kız
anam kahır tacını
Anam sen unutma benim ağır
acımı
Şen olsun annelerin barkı
şen olsun
Ben gittikten sonra evin
şen olsun.
Çarşambaya çıktım
anam
Çıram yanmadı
Etrafıma baktım anam
Kimsem kalmadı
Yare mektup yolladım
Mektubum varmadı
Ağlama anam ağlama
Beni yolumdan eyleme
Bataklığa taş atma anam
Taş batar gider
Uzaklara kız verme anam
O yiter gider.
Bir lokmacık ekmeğim
anam
Bana yeter gider.
Anamı anamı benim anamı
Çarşamba gecesi yakın kınamı
|
YEMEKLERİMİZ:
Yemekler de kültürün bir parçasını oluşturur.Aybastı’ya
özgü yapması kolay, maddî külfeti az ve lezzetli
yemekler vardır.
Pancar çorbası : Pancar
temizlenerek yıkanır. İnce ince doğrandıktan sonra bir tencerede yağ
eritilir. İnce ince doğranan soğanlar bu tencerede pembeleşinceye kadar
kavrulur. Tencereye yeterince su koyulur. Kaynayan suya
tuz katılır. Sonra doğranmış pancar ile, önceden haşlanan fasulye
ilave edilir. Bu fasulye yerine mısır yarması, bulgur, pirinç de katılabilir.
Kaynayan yemek üzerine elenmiş mısır unu yavaş yavaş katılır ve karıştırılır.
Yemek ocaktan indirilmeye yakın bir parça acı biber katılır. Arzuya göre içyağı
bir tavada yakılarak yemeğin üzerine dökülür.
Mısır Çorbası: Akşamdan
suya bırakılan kırma mısır ve fasulye sabahleyin haşlanır. Bir tencereye
su konularak kaynatılır. Hazırlanan malzemeler kaynayan suya katılır. Piştikten
sonra dinlenmeye bırakılır. Ayrı bir kapta hazırlanan ayran pişmiş kırma mısır konularak yemek üzerine bir
miktar nane konulur karıştırılarak servise hazır hale getirilir. Pişmiş kırma
mısır yağlanarak da servis yapılabilir Bu takdirde ayran koymaya gerek
kalmaz.
Yemeklerden pancar sarması, pancar
(kara lahana) kavurması, belocen (diken ucu) kavurması,
Sakarca mıhlaması,Galdirik kavurması, ısırgan yağlaşı, mısır yağlaşı,
keşkek önemli yöresel yemeklerdir.
Keşkeğin yapılışı: Keşkeklik buğday akşamdan fasulye ile ayıklanır ve ıslatılır. Pişmeye
hazırlanan tavuk bir tencerenin içinde buğday ve fasulye ile haşlanır.
Tavuk haşlandıktan sonra kemiklerinden ayrılır. İnce ince doğranarak aynı
tencereye konulur. Kısık ateşte bir miktar kızartılır. Üzerine kızdırılmış
yağ koyularak sıcak servis yapılır.
Bunların
dışında hamsi tavası, hamsi ızgarası, su böreği, yufka böreği
sık sık yapılır. Kabak tatlısı, aşure, un helvası
ilçemizin tatlı çeşitleri olarak zikredilebilir.
|